“”Yahudiler mutlu oldukları için mi sessizdirler?” tartışması da anlamsız bir tartışmadır. Gerçi bu tartışma Türkiye’deki resmi ideolojiyle değil, herhalde Yahudi cemaatiyle yapılması gereken bir tartışma. Çünkü en yüksek sesle “Biz mutluyuz!” diye bağıranlar Yahudi cemaatinin sözcüleridir. İki üç rakam vereyim size: 1914 yılında Türkiye’de 147 bin Yahudi vardı. 1945 yılında 77 bin, 1965 yulında ise 38 bin Yahudi vardı. 1965′ten sonra nüfus sayımlarında bu bilgi sorulmamıştır. Ama bugün 20 bin kadar Yahudi olduğu tahim ediliyor. Yani 1914′ten 2005′e, 147 binden 20 bine. Vallahi sizi bilmem ama bu bana mutlu bir azınlık tablosu çizmiyor. Bu kadar mutlu bir azınlık niye sürekli gidiyor? Tabii ki bunun ayrıntıları var, tabbi ki başka unsurlar var. İstrail devletinin 1948′de kurulması birçok Yahudi’nin gitmesine yol açmıştır, filan. Ama genel tabloya baktığımız zaman, açık ki Türkiye Yahudi cemaati bu memlekette yabancıdır, yabancılığını sürekli hisseder ve bu nedenle becerebildiği zaman bu memleketten kaçar.“
Margulies. Kalpsiz Dünyanın Kalbi. s.165
“becerebildiği zaman bu memleketten kaçmak” bu memlekette yalnızca yabancılığını sürekli hisseden (bu iddia hakkında söyleyebilecek bir şeyim yok) yahudi cemaatine ait bir olgu mudur acaba?
bu memlekette herkes o veya bu sebeple kaçmanın bir yolunu aramaz mı? bu memlekette azınlıkta kalan halinden memnun bir kesim dışında herkes başka memleketlere kapağı atmanın peşindedir gibi hissiyatım var.
Haksız değilsiniz. Bi zamanlar ‘Türkiye: Bir insana mutsuz olması için ihtiyaç duyacağı her şeyi sağlayan, fırsatlar ülkesi…’ diye bir laf etmiştim ben de. Ekonomik sebeplerden olsun, politik bıkkınlıktan olsun, bu memleketten kaçmak isteyen çokça insan var. Ama bu alıntının esas amacı, Türkiye’de ‘en sorunsuz’ gibi görünen bir azınlık cemaatinin bile esasında hiç de göründüğü kadar sorunsuz olmadığını vurgulamaktı.
Azınlık cemaatleri açısından bakıldığında yerinde bir tespit olabilir. Alıntının amacını sezmekle birlikte ben de çoğunluk açısından “becerebildiğince kaçmak” isteğinin var olduğunun gözardı edilmemesi, malesef memleketimizin azınlık cemaatleri kadar, (kim bilir belki de kendilerini toplumdan ayırtetmek için kullanılacak bir sıfatları olmayan) diğerleri için de pek umut vaadetmediğini bir kez daha hatırlatılmasını istedim. Paylaşımınız için teşekkürler.